Böyle ad mı olurmuş...
Olmaz tabi, yine uydurdum,
Ya da kibarca,
İsim annesi oldum.
Bu işin püf noktası silikon kalıp... Aman ne aradım ne aradım... Ne Bursası ne Bandırması kaldı, ta Karadeniz'de, Trabzon'da buldu canım kızım, kaptım da geldim...
1 litre süt, 1 su bardağı irmik ve aynı mikdarda toz şeker, karıştıra karıştıra orta ateşte pişirdim. Sıcak sıcak kalıba yarısını döktüm. Arasına bir bardak iri dövülmüş cevizle karıştırdığın bir tatlı kaşığı tarçını ekeledim ( bir keresinde cevizle birlikte vişne marmelatı koymuştum, o da güzel olmuştu.) Üzerine karışımın diğer yarısını boca ettim. Soğuyunca dolaba ( buzluğa değil) koydum, bir gece dinlenmesi gerek çok da nazlı yani.
Geldik süslemeye yine...
Fanusumun altını yani servis tabağını kalıba kapatıp dikkatle ters çevirdim, biraz yana kaydı; ama sallayıp kaydırarak ortaya getirdim. Tatlı narları önceden tane tane ayıklamıştım. Kivileri de izohips haritaları gibi şekle soktum halkalayarak... Gelin süsler gibi süsledim yılbaşı renkleriyle... Fanusu kapatmadan bir iki fotoğrafını çekeyim dedim. Yaptığım tatlıların en kolayıydı... Teşekkürler sevgili kızım, teşekkürler silikon kalıp...
Ne silikonmuş, her derde deva....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder