PİŞMANİYELİ PASTA
Macide Hanım'da ilk gördüğümde bayıldım, görünüşü ve daha sonrası tadı... Mım... tarzında... Tarifini aldım; ama yazdıklarıma sadık kalamayacağımı biliyordum ve de yanılmamışım.
Ben bunu hep yapıyorum, örgüde de dikişte de...
Günüm için kolları sıvadım:
Hazır kek(kakaolu)
1 su bardağının içine ılık su, 2 yemek kaşığı toz şeker ve 1 kaşık nescafe koyarak karıştırdım, erittim. Kekin yarısına bu sıvının yarısını serperek yedirdim. Sonra
1,5 su bardağı süt ile 1 paket krem şantiyi iyice çırpıp yarısını ıslattığım kekin alt katına yayıp üzerine iki muzu halkaladım ve bol cevizle boşlukları doldurdum. İkinci katı koyarak şantiledim her yanını...
İş süslemeye yani artistik yanına gelince değmeyin keyfime ... Boşuna ilk öğrencilerim
Okşaya okşaya, hiç mi hiç bastırmadan, bir paket pişmaniyenin yarısın kekin etrafına sardım, tıpkı yeni doğmuş çocuk sarar gibi. Kalan kısmını da üstüne örttüm, amam canı acımasın diyerek.
Şimdi renk cümbüşüne karar vermem gerek... Nar ilerideki kâsede; fakat diğer tatlıda kullanacağım için deli kızın çeğizi olmasın... onu öteye koyayım...
Yeşil fıstığa bayılırım onu bolca bir ekeyim şekilli şekilli... Aralara iri iri cevizleri doldurayım mı? Olmaz biraz nefes almalı pişmaniyeler, yazık değil mi, adından utanır pastamız... Pastanın yanlarının süsü hani, diyorsunuz... Bayram sonası çikolatalar bitmedi, beyazlayıp bozulmadan bıçakla onları bir güzel kıyalım ve avcumuzla hafifçe yapıştıralım...
Zarf mı mazruf mu güzel? Bence ikisi de güzel olmalı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder