Her günümde farklı şeyler olsun, her zaman aynı şeyleri tekrar etmemek gerek, düşüncesiyle on gün önceden başladım araştırmaya... ' Onu mu yapsam, bunu mü yapsam ' dan sonra karar kıldım ne yapacağım konusuna.
Emekli olunca - arkadaşlarımla sohbette - kimimiz ev temizliğine düşüyor, kimimiz hemen her şeyi; ama her bir şeyi yeniden ütülüyor, benim gibi bazıları da habire tatlı-tuzlu yiyecekler, değişik yemekler yapıp kalan zamanda da kendini dışarılara, sınır dışlarına atıyor. Emeklilik böyle anlatılması zor bir dönem işte...
Pasta - börek yapmak bana terapi yerine geçiyor. Tariflere kendimden bir şeyler koymazsam, masada ben yapmışım gibi durmuyor, düşüncesinde oluyorum.
Yazın sevgili Gülay Hanim'in Çayı'nda çok beğendiğim Erikli ve Peynirli
payı denemek istedim. Arkadaşımın kulakları çınlasın başkentte...
1) Erikli Pay
200 gr. Şeker
200 gr. Tereyağı.
1 limon rendesi.
200 gr un.
1,5 paket kabartma tozu.
600 gr erik.
Şeker, un, yağ ( eritilmiş) çırptım. Yumurtaları teker teker ilave edip
geri kalan malzemeler koyulup çırpılacaktı. Ben elimi kaba sokup sevgimi
de katarak karıştırıverdim. Hamurun yarısını yuvarlak borcama koydum.Erikleri yarıya bölüp çekirdeklerini çıkardım ve çukurları alta gelecek şekilde dizdim. Hamurun diğer yarısıyla üzerini kapattım eriklerin. 175
C derecede 45-50 dakika pişirdim çok da güzel kabardı ve içindeki erikler renkli renkli "ce!" dediler... İlk tatlı
başarıyla bitti, balkona koydum. Soğuduktan sonra üzerine pudra şekerini
çay süzgeciyle eledim, işlem tamamdır, diyerek bir gülücük atıp bastım
deklanşöre...
2) Peynirli Pay:
Malzemeler:
Hamuru,
10 yemek kaşığı ( tepeleme ) un
1 yumurta
2 yk. dolu dulu yoğurt.
125 gr. Erimiş tereyağı.
1,5 paket kabartma tozu.
Bir çimdik tuz.
1 yumurta
2 yk. dolu dulu yoğurt.
125 gr. Erimiş tereyağı.
1,5 paket kabartma tozu.
Bir çimdik tuz.
Kaşıkla karıştırın, diyor tarifte ama ben parmaklarımı devreye soktum yine... Ve dolapta 15 dak bekletin demesine rağmen ben yarım saat beklettim :-) Kurallar uyulmamak içindir, diye öğrendik öğrenciliğimizde.
Üzerinin süsleme çubukları için bir parça hamur ayırdım ( yaklaşık beşte biri kadar) gerisini kalıba yerleştirdim, kenarlarını yüksek tutarak. Üzerine bir kalıp beyaz peyniri dereotuyla karıştırıp kalınca yaydım. Neredeyse hamurdan fazla kalınlıkta oldu peynir. ( Malzemenin bolluğu tadı oldukça arttırıyor.) Üzerini hamur çubuklarıyla süsledim şekildeki gibi.
Üzerine, yarım bardak sütü iki yumurta İle çırpıp biraz da krema ekledim ve üzerine döktüm, çubuklara da sürdüm. 175 C derecede 50 dakika pişirdim üzeri pembeleşince, bu da tamamdır, dedim..
Üzerinin süsleme çubukları için bir parça hamur ayırdım ( yaklaşık beşte biri kadar) gerisini kalıba yerleştirdim, kenarlarını yüksek tutarak. Üzerine bir kalıp beyaz peyniri dereotuyla karıştırıp kalınca yaydım. Neredeyse hamurdan fazla kalınlıkta oldu peynir. ( Malzemenin bolluğu tadı oldukça arttırıyor.) Üzerini hamur çubuklarıyla süsledim şekildeki gibi.
Üzerine, yarım bardak sütü iki yumurta İle çırpıp biraz da krema ekledim ve üzerine döktüm, çubuklara da sürdüm. 175 C derecede 50 dakika pişirdim üzeri pembeleşince, bu da tamamdır, dedim..
( krema yarım paket yetiyor ama sütü biraz daha az koyulabilir)
3) Kısırlı Domatesler
Domatesleri en büyüklerinden ve sertlerinden, sekiz tane seçerek yıkadım, süzülmeleri için sapları alta gelecek şekilde bir kaba koydum. üstlerini, zeytin gözlülerin şapkası gibi kesip içlerini bir güzel dolmalıklar gibi oydum, delmeden dikkatle.
( Zeytin çekirdeklerini çıkarmadan dıştan çizerek halka halka gözler yaptım, on altı halkacık fotoda görüldüğü gibi.)
( Unutmadan iki yumurtayı iyice haşla ve soğuması içi dolaba koy. ağız yapmak için beyazlarını kullanır bunlarla uğraşırken sarılarını da bir güzel yersiniz benim gibi )
Kısırı hazırladım: İki su bardağı ince bulgurun üzerini kaynar suyla kaplatıp demlenmeye bırakıp taze soğanı, dereotunu, maydanozu ince nce doğradım. Kırmızı biber, nane, tuz, zeytin yağı, domates ve biber salçalarını nar ekşisini de unutmadan - damak tadına göre içine koyarak - bir güzel kaşıkla karıştırdım.
( Eğer siz farklı kısır seviyorsanız onu yaparsınız iç olarak.)
Kaşıkla domateslere doldurup biraz tümsek şekli verdim ki şapka olarak kıvırcık maruldan kopardığım saç parçaları şapkanın altından görünsün. Sıra gözlerini koymaya geldi, yerlerini ayarlayıp ve hafifçe bastırarak kısırın üzerine sabitledim. Yumurtanın beyazından - kalınlığı az olmak kaydıyla - ağızları bıçakla kesip domateslerin üzerine koydum, kendiliğinden yapıştılar. Hepinizi çok sevdim, deyince bilikte sırıtarak cevap verdiler, teşekkür mahiyetinde...
4) Saç Örgülü Börek
Saç örgülü Ispanaklı- Peynirli börek.
3 adet yufka
1/2 kg temizlenmiş ıspanak yaprağı
1 adet soğan
300 gr beyaz peynir
1/2 kg temizlenmiş ıspanak yaprağı
1 adet soğan
300 gr beyaz peynir
2 yemek kaşığı yoğurt ve yarım kutu krema
1 yumurta
4 yemek kaşığı sıvıyağ
Çörekotu, tuz
Önce iç harcını hazırladım. Soğanı küçük doğrayıp, 1 yemek kaşığı sıvı yağda kavurdum ve doğranmış ıspanaklarımı ekledim, hafifçe kavrulunca tuzunu ekleyip, tekrar karıştırdım, ocaktan alıp, soğumaya bıraktım. Yufkayı tezgaha serdim. Yoğurdu-kremayı ve sarısını ayırdığım yumurtanın akını iyice çırptım. Bu karışımı fırça yardımıyla, yufkanın yarısına sürüp diğer yarısını üzerine kapattım. Elde ettiğim yarım dairenin üzerine yine fırçayla bu kez de sıvıyağ sürdüm. Sonra ıspanaklı harcın ve beyaz peynirin ( kelle peyniri rendeledim) 1/3'ünü serpiştirip geniş tarafından başlayarak, rulo şeklinde sardım. Aynı işlemi diğer iki yufka için de tekrarlayarak üç adet rulo elde ettim. Küçükken Canım Bengü'mün saçlarını ördüğüm gibi dikkatlice, çok sıkmadan ördüm. Dolaba koyup dinlensin yarına kadar, dedim üzerini streçlemeyi unutmadan. Arkadaşlarım gelince onlar kahvelerini içerken ben fırına koydum böreğimi sıcak sıcak yiyelim düşüncesiyle. Az kalsın fırına koymadan yumurta sarısı sürüp çörekotu ektiğimi unutuyordum. Önceden ısıttığım 180 C derece fırında 30 dakika, üzeri kızarana kadar pişirdim.
1 yumurta
4 yemek kaşığı sıvıyağ
Çörekotu, tuz
Önce iç harcını hazırladım. Soğanı küçük doğrayıp, 1 yemek kaşığı sıvı yağda kavurdum ve doğranmış ıspanaklarımı ekledim, hafifçe kavrulunca tuzunu ekleyip, tekrar karıştırdım, ocaktan alıp, soğumaya bıraktım. Yufkayı tezgaha serdim. Yoğurdu-kremayı ve sarısını ayırdığım yumurtanın akını iyice çırptım. Bu karışımı fırça yardımıyla, yufkanın yarısına sürüp diğer yarısını üzerine kapattım. Elde ettiğim yarım dairenin üzerine yine fırçayla bu kez de sıvıyağ sürdüm. Sonra ıspanaklı harcın ve beyaz peynirin ( kelle peyniri rendeledim) 1/3'ünü serpiştirip geniş tarafından başlayarak, rulo şeklinde sardım. Aynı işlemi diğer iki yufka için de tekrarlayarak üç adet rulo elde ettim. Küçükken Canım Bengü'mün saçlarını ördüğüm gibi dikkatlice, çok sıkmadan ördüm. Dolaba koyup dinlensin yarına kadar, dedim üzerini streçlemeyi unutmadan. Arkadaşlarım gelince onlar kahvelerini içerken ben fırına koydum böreğimi sıcak sıcak yiyelim düşüncesiyle. Az kalsın fırına koymadan yumurta sarısı sürüp çörekotu ektiğimi unutuyordum. Önceden ısıttığım 180 C derece fırında 30 dakika, üzeri kızarana kadar pişirdim.
5) Havuçlu Helva
Malzemeler:
500 gr körpe havuç
1.5 Litre süt (7,5 su bardağı)
2 Su bardağı tozşeker
185 gr tereyağı
500 gr körpe havuç
1.5 Litre süt (7,5 su bardağı)
2 Su bardağı tozşeker
185 gr tereyağı
2 çorba kaşığı un ( Tepeleme)
2 Çorba kaşığı nişasta ( " )
100 gr ince kıyılmış ceviz içi
Havucun pişme süresi 2 saat, diğer malzemeleri de kattıktan sonra yarım saat.
2 Çorba kaşığı nişasta ( " )
100 gr ince kıyılmış ceviz içi
Havucun pişme süresi 2 saat, diğer malzemeleri de kattıktan sonra yarım saat.
Havuçları kazıdıktan sonra iyice yıkayı yeşil köklerini attım. Rendenin ince tarafıyla rendeledikten sonra tencereye koydum. 1.5 litre sütü üzerine döküp hafif ateşte ara sıra karıştırarak, havuçlar yumuşayıp eriyinceye kadar sütle pişirdim.
Bu pişirme 2 saat kadar, havucun cinsine göre, sürebiliyor. İki saatin sonunda şekeri ve tereyağını süte ilave edip karıştırdım. Unu ve nişastayı sıcak sütle eritip tencereye katarak helva oluncaya kadar ara ara karıştırdım.
Yarım saat sonra karışım helva kıvamına geldi. Meşhur kalıbımı sıcak suyla ıslatıp, helvayı bu kalıba döktüm. Soğuduktan sonra servis tabağına dikkatle çıkardım. Nar, muz ve kivi ile süsledim. (Renk zevkinize göre siz farklı süslemeler yapabilirsiniz. Kapağını kapatıp buzdolabında bekleterek konuklara ikram etmeden yarım saat önce çıkarınız.)
Bu pişirme 2 saat kadar, havucun cinsine göre, sürebiliyor. İki saatin sonunda şekeri ve tereyağını süte ilave edip karıştırdım. Unu ve nişastayı sıcak sütle eritip tencereye katarak helva oluncaya kadar ara ara karıştırdım.
Yarım saat sonra karışım helva kıvamına geldi. Meşhur kalıbımı sıcak suyla ıslatıp, helvayı bu kalıba döktüm. Soğuduktan sonra servis tabağına dikkatle çıkardım. Nar, muz ve kivi ile süsledim. (Renk zevkinize göre siz farklı süslemeler yapabilirsiniz. Kapağını kapatıp buzdolabında bekleterek konuklara ikram etmeden yarım saat önce çıkarınız.)
Şİmdi geldik Yaz turşusuna...
Koca yaz boyunca Jaana ile yapıp yapıp yedik ve sevdiklerimize ikram ettik deniz kenarında, bahçede ve evde.
6) Yaz Turşusu
Üç günde olan bu turşunun hem acısını hem tatlısını yaptım, ikisi de çok güzel oluyor ama benim tercihim biraz acılı olanı...
250 gr acı bir o kadar da tatlı biber (ister karışık ister ayrı ayrı yapın.)
Büyükçe bir kaba, yıkayıp saplarını kestiğimiz biberleri küçük küçük doğradık. 5-6 orta boy domatesi soyduk onları da kuşbaşı şeklinde doğradık.
8-10 diş sarımsağı soyup içine koyduk.
1
tatlı kaşığı tuz ve aynı miktardaki şekeri de döktük. Büyük çay bardağı
ile elma sirkesi ve zeytin yağını da boca edince karıştırmak kaldı
geriye... iki cam kavanoza doldırup ağzını sıkıca kapatarak odanın bir
köşesine koyduk. Üçüncü günün sonunda biberler sarardı ve tadına
baktıktan sonra " olmuş" dedik ve dolaba kaldırdık.







